Anasayfa » Biyografi, Ödev

Nasreddin Hoca'nın Hayatı

Nasreddin Hoca, miladi 1208 yılında Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı Hortu köyünde doğdu. Babası köyün imamlığını yapan Abdullah Efendi,  annesi ise Sıdıka Hanım’dır.  Nasreddin Hoca, tahsil çağına gelince; ilk dini bilgilerini aynı zamanda köyün medresesinde ders veren babasından aldı.  Bu bilgilerin yanı sıra doğu dillerinden Arapça ve Farsça’yı öğrendi. Çok küçük yaşta hafızlık derecesinde Kur’an-ı Kerim bilgisine de sahip oldu. İslamî ilimlerden fıkıh ve kelam konusunda da eğitim gördü. Nasreddin Hoca, daha sonra tahsiline Sivrihisar’daki medreselerde devam etti ve Müderris Tuğrul Efendi’den desler aldı.  Bir rivayete göre de kıtlık yüzünden Hortu’dan Sivrihisar’a ailece göç ettiler. Hoca, babasının ölümünden sonra köyüne dönerek burada imamlık ve vaizlik yaptı. İmamlık görevini zaman zaman Sivrihisar’da da yerine getirdi.

Nasreddin Hoca,  daha sonra imamlık görevini Mehmet adlı halifesine bırakarak köyünden ayrılıp 1233 yılında Konya’ya gitti. Burada Hace-i Cihan ile birlikte Hoca Fakih ve Sadrettin Konevi’den dersler aldı.  Bu sırada Konya Anadolu Selçuklu devletinin başşehri olarak bir ilim ve kültür merkeziydi. Dünyanın pek çok yerinden bilginler, mutasavvıflar, dervişler, seyyahlar, tüccarlar gelip gitmesi yüzünden, medreseleri öğrencilerle, tekke ve dergâhları dervişlerle dolup taşmaktaydı. Yöneticiler ve şehrin ileri gelenleri de bu oluşumlarla ilgiliydi. Sarayların ve konakların kapıları  ilim ve tasavvuf ehline her zaman açık tutuluyordu. O devirde tahtta bulunan Sultan 1. Alâeddin Keykubad adaletli yönetiminin yanı sıra bilginlere verdiği değerle tanınmaktaydı. Nasreddin Hoca bir süreliğine hükümdarın danışmanlığını da yaptı.  Kendisi için gerekli gördüğü ilim ve irfan tahsilinden sonra memleketi Sivrihisar’a döndü.

İşte fıkralardan bir kaç tanesi:

Söyle BAri
Hoca ormana gitmiş.Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye.Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca’ya seslenmiş:- Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş.Az sonra dal kırılmış.Hoca, cumburlop düşmüş.Düştüğü yerden perişan seslenmiş:
-Düşeceğimi bildin ne zaman öleceğimi de söyle bari.
Sıkarken
Nasrettin hoca bir gün yolun kenarında kedisini yıkıyomuş.Yoldan geçen arkadaşı hocaya:
-Hocam kediyi yıkama ölür.
demiş.Hoca aldırış etmemiş ve yıkamış.Arkadaşı dönüşte hocayı tekrar yolun kenarında görmüş.Kedi ölmüştü. adam:
-Hocam ben size kediyi yıkamayın ölür demedimmi? demiş.Hoca:
-Ben kediyi yıkarken ölmediki sıkarken öldü demiş.
Baklava
Hoca aksamleyin eve dogru yururken, baklava seven bir koyluyle karsilasir.
-Hoca, kisa bir sure once bir adam buyuk bir tepsi baklava goturuyordu…
-Beni ilgilendirmez!
-Fakat adam tepsiyi sizin eve goturuyordu.
-O zaman seni ilgilendirmez!

etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir yorum yazabilir, sitenizden takip edebilir ya da RSS kaynağı ile yeni içerikleri takip edebilirsiniz.

Yorum Yaz!

Lütfen aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurarak yorum gönderin...

Â