<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gundemcafe.com &#187; Ödev</title>
	<atom:link href="http://www.gundemcafe.com/category/odev/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gundemcafe.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 18:44:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 2010</title>
		<link>http://www.gundemcafe.com/29-ekim-cumhuriyet-bayrami-2010/</link>
		<comments>http://www.gundemcafe.com/29-ekim-cumhuriyet-bayrami-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Oct 2010 17:59:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı hakkında yazı]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili resim]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili şiir]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama töreni TRT 1 izle]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları canlı izle]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı programları TV]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı yeni mesajları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cixblog.com/?p=5509</guid>
		<description><![CDATA[29 Ekim Cumhuriyet Bayramı yeni mesajları, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı programları TV, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları canlı izle, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama töreni TRT 1 izle, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı hakkında yazı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili resim, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili şiir, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı şiirleri
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilanı anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye ve Kuzey Kıbrıs&#8217;ta[1] kutlanan ulusal bayramdır.
Cumhuriyet Bayramı&#8217;nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim günü öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün resmî tatildir. 29 Ekim günü ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/44/Gazi1933.jpg/250px-Gazi1933.jpg" class="alignleft" width="150" height="202" />29 Ekim Cumhuriyet Bayramı yeni mesajları, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı programları TV, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları canlı izle, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama töreni TRT 1 izle, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı hakkında yazı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili resim, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili şiir, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı şiirleri</p>
<p>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilanı anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye ve Kuzey Kıbrıs&#8217;ta[1] kutlanan ulusal bayramdır.</p>
<p>Cumhuriyet Bayramı&#8217;nın kutlandığı<span id="more-5509"></span> ülkelerde 28 Ekim günü öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün resmî tatildir. 29 Ekim günü stadyumlarda şenlikler yapılır. 29 Ekim akşamı ise geleneksel olarak fener alayı düzenlenir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet&#8217;in Onuncu Yıl Kutlamaları&#8217;nın yapıldığı 29 Ekim 1933 günü verdiği Onuncu Yıl Nutku&#8217;nda, o günü &#8220;en büyük bayram&#8221; olarak nitelendirmiştir.</p>
<p><strong>29 Ekim (Ali PÜSKÜLLÜOĞLU)</strong><br />
Cumhuriyet bayramı<br />
Geldi bize ne mutlu !<br />
Bayraklarla donattık,<br />
Güzel okulumuzu.</p>
<p>Sokaklarda, evlerde<br />
Al bayrak dalgalanır.<br />
Onun o al rengini<br />
Bütün bir dünya tanır.</p>
<p>Yirmi dokuz Ekimi<br />
Karşılarız neşeyle<br />
Çünkü bugün erdik,<br />
Büyük Cumhuriyet&#8217;e</p>
<p>Yürüyün arkadaşlar<br />
Hep ileri koşalım,<br />
Bugün bayramımız var,<br />
Gelin bayramlaşalım.</p>
<div id="crp_related">Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.gundemcafe.com/google-bayram-logosu/" rel="bookmark" class="crp_title">Google Bayram logosu</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/2010-ramazan-ayi-ne-zaman-basliyor-ramazan-bayrami-tarihleri/" rel="bookmark" class="crp_title">2010 Ramazan Ayı ne zaman başlıyor, Ramazan bayramı tarihleri</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/2010-kurban-bayrami-tatili-9-gun/" rel="bookmark" class="crp_title">2010 Kurban Bayramı Tatili 9 Gün</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/cumhuriyet-gazetesi-bekir-coskun-reklam-filmi-video-izle/" rel="bookmark" class="crp_title">Cumhuriyet gazetesi Bekir Coşkun reklam filmi video izle</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami/" rel="bookmark" class="crp_title">23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gundemcafe.com/29-ekim-cumhuriyet-bayrami-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şiir türleri dramatik epik lirik didaktik örnekleri &#8211; Ödev</title>
		<link>http://www.gundemcafe.com/siir-turleri-dramatik-epik-lirik-didaktik-ornekleri-odev/</link>
		<comments>http://www.gundemcafe.com/siir-turleri-dramatik-epik-lirik-didaktik-ornekleri-odev/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 01:39:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[didaktik şiir]]></category>
		<category><![CDATA[didaktik şiire örnek]]></category>
		<category><![CDATA[dramatik şiire örnek]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyatımızdaki şiir türleri]]></category>
		<category><![CDATA[epik şiire örnek]]></category>
		<category><![CDATA[lirik şiir]]></category>
		<category><![CDATA[satirik şiire örnek]]></category>
		<category><![CDATA[şiir örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiir türleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[şiir türlerine örnek]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[türlerine göre şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cixblog.com/?p=2242</guid>
		<description><![CDATA[Okullarda internet ödevi verme alışkanlışı ne kadar anlamsız olsada yayılında bizde öğrencilere kolaylık olması amacıyla sitemizde bir kaç özev paylaşmaya karar verdik. Bunlardan biriside şiir türleri. İşte edebiyatımızdaki şiir türleri ve örnekler&#8230;
Lirik şiir
Aşk, ayrılık, hasret, özlem konularını işleyen duygusal şiirlerdir. Okurun duygularına, kalbine seslenir. Eskiden Yunanlılarda “lir” denen sazlarla söylendiğinden bu adı almıştır. Tanzimat döneminde de bir saz adı olan “rebab” dan dolayı bu tür şiirlere rebabi denmiştir. Divan edebiyatında gazel, şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma, semai lirik şiire girer.
Epik şiir
Destansı özellikler gösteren şiirlerdir. Kahramanlık, savaş, yiğitlik konuları işlenir. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.slayt.tv/images/turkce/turkce_konularina_gore_siirler.jpg" class="alignleft" width="160" height="121" />Okullarda internet ödevi verme alışkanlışı ne kadar anlamsız olsada yayılında bizde öğrencilere kolaylık olması amacıyla sitemizde bir kaç özev paylaşmaya karar verdik. Bunlardan biriside şiir türleri. İşte edebiyatımızdaki şiir türleri ve örnekler&#8230;</p>
<p>Lirik şiir<br />
Aşk, ayrılık, hasret, özlem konularını işleyen <span id="more-2242"></span>duygusal şiirlerdir. Okurun duygularına, kalbine seslenir. Eskiden Yunanlılarda “lir” denen sazlarla söylendiğinden bu adı almıştır. Tanzimat döneminde de bir saz adı olan “rebab” dan dolayı bu tür şiirlere rebabi denmiştir. Divan edebiyatında gazel, şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma, semai lirik şiire girer.</p>
<p>Epik şiir<br />
Destansı özellikler gösteren şiirlerdir. Kahramanlık, savaş, yiğitlik konuları işlenir. Okuyanda coşku, yiğitlik duygusu, savaşma arzusu uyandırır. Daha çok, uzun olarak söylenir. Divan edebiyatında kasideler, Halk edebiyatında koçaklama, destan, varsağı türleri de epik özellik gösterir. Tarihimizde birçok şanlı zaferler yaşadığımızdan, epik şiir yönüyle bir hayli zengin bir edebiyatımız vardır.</p>
<p>Didaktik şiir<br />
Aşk, ayrılık, hasret, özlem konularını işleyen duygusal şiirlerdir. Okurun duygularına, kalbine seslenir. Eskiden Yunanlılarda “lir” denen sazlarla söylendiğinden bu adı almıştır. Tanzimat döneminde de bir saz adı olan “rebab” dan dolayı bu tür şiirlere rebabi denmiştir. Divan edebiyatında gazel, şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma, semai lirik şiire girer.</p>
<p>Pastoral şiir<br />
Doğa şiirlerini, çobanların doğadaki yaşayışlarını anlatan şiirlerdir. Doğaya karşı bir sevgi, bir imrenme söz konusudur bunlarda. Eğer şair doğa karşısındaki duygulanmasını anlatıyorsa “idil”, bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatırsa “eglog” adını alır</p>
<p>Satirik şiir<br />
Eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Bunlarda didaktik özellikler de görüldüğünden, didaktik şiir içinde de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğru olur. Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv, Halk edebiyatında taşlama, yeni edebiyatımızda ise yergi verilir.</p>
<p>Dramatik şiir<br />
Tiyatroda kullanılan şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu durum dram tiyatro türünün ( 19. yy. ) çıkışına kadar sürer. Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır.</p>
<p>Dramatik şiir harekete çevrilebilen şiir türüdür. Başlangıçta trajedi ve kommedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üç kere çıkmıştır.</p>
<p>Bizde dramatik şiir türüne örnek verilmemiştir. Çünkü bizim Batı’ya açıldığımız dönemde ( Tanzimat ) Batı’da da bu tür şiirler yazılmıyordu; nesir kullanılıyordu tiyatroda. Bizim tiyatrocularımız da tiyatro eserlerini bundan dolayı nesirle yazmışlardır. Ancak nadirde olsa nazımla tiyatro yazan da olmuştur. Abdülhak Hamit Tarhan gibi…</p>
<div id="crp_related">Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.gundemcafe.com/siir-turleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Şiir Türleri</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/grup-yorum-konseri-ramiz-dayi-tuncel-kurtiz-siir-video/" rel="bookmark" class="crp_title">Grup Yorum konseri Ramiz Dayı (Tuncel Kurtiz) şiir video</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/evcilik-oyunu-bahar-mert-ayrilik-siiri-evcilik-oyunu-son-bolumdeki-siir/" rel="bookmark" class="crp_title">Evcilik Oyunu Bahar-Mert Ayrılık Şiiri, Evcilik oyunu son bölümdeki şiir</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/yilmaz-erdogan-van-siiri-dinle-video-izle/" rel="bookmark" class="crp_title">Yılmaz Erdoğan Van Şiiri Dinle, Video İzle</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/kahraman-tazeoglu-oylum-talu-burasi-haftasonu-video-izle/" rel="bookmark" class="crp_title">Kahraman Tazeoğlu Oylum Talu Burası Haftasonu Video izle</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gundemcafe.com/siir-turleri-dramatik-epik-lirik-didaktik-ornekleri-odev/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>24 Kasım Öğretmenler Günü kompozisyon-şiir-yazı-ödev</title>
		<link>http://www.gundemcafe.com/24-kasim-ogretmenler-gunu-kompozisyon-siir-yazi-odev/</link>
		<comments>http://www.gundemcafe.com/24-kasim-ogretmenler-gunu-kompozisyon-siir-yazi-odev/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 01:35:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü haftası]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü hakkında şiir]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü hediyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü kompozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü ödev]]></category>
		<category><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[baş öğretmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cixblog.com/?p=1684</guid>
		<description><![CDATA[En kutsal mesleklerin başında gelen öğretmenliği layıkıyla yapan bütün değerli öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarım. İşte öğretmen ve öğretmenler günü hakkında birkaç yazı.
İlk olarakk şiirle başlayalım


Ben Bir Öğretmenim
Ben bir öğretmenim
Sevgiyi, sevmeyi öğretirim çocuklarıma,
Kini, öfkeyi nefreti değil.
Ben bir öğretmenim
Dostluğu, kardeşliği öğretirim çocuklarıma
Dövüşü, kavgayı, savaşı değil.
Ben bir öğretmenim
Okumayı, yazmayı, küçükleri korumayı
Konuşmayı dinlemeyi, büyükleri saymayı
Öğretirim çocuklarıma.
Ben bir öğretmenim
Sevgiyle, bilgiyle sularım çiçeklerimi
Ve bu güzel çiçeklere
Cumhuriyeti kuran Atatürk’ü öğretirim.
Ben bir öğretmenim
Ve öğretirim çocuklarıma
Ülküm vatanı yüceltmektir.
Ben bir öğretmenim
Çiçektir diyemem çocuklarıma
Çiçeklerden güzeldir bütün çocuklar,
Ve öğreteceğim çocuklarıma
İyilikten güzellikten yana ne varsa.
Ahmet YÜCEL 25 Aralık 1998
Öğretmen; öğretme işini görev edinen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.hediyevi.com/yonetim/kateresim/ogretmenler.gunu.jpg" class="alignleft" width="200" height="228" />En kutsal mesleklerin başında gelen öğretmenliği layıkıyla yapan bütün değerli öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarım. İşte öğretmen ve öğretmenler günü hakkında birkaç yazı.<br />
İlk olarakk şiirle başlayalım<br />
<span id="more-1684"></span><br />
<strong><br />
Ben Bir Öğretmenim</strong><br />
Ben bir öğretmenim<br />
Sevgiyi, sevmeyi öğretirim çocuklarıma,<br />
Kini, öfkeyi nefreti değil.</p>
<p>Ben bir öğretmenim<br />
Dostluğu, kardeşliği öğretirim çocuklarıma<br />
Dövüşü, kavgayı, savaşı değil.</p>
<p>Ben bir öğretmenim<br />
Okumayı, yazmayı, küçükleri korumayı<br />
Konuşmayı dinlemeyi, büyükleri saymayı<br />
Öğretirim çocuklarıma.</p>
<p>Ben bir öğretmenim<br />
Sevgiyle, bilgiyle sularım çiçeklerimi<br />
Ve bu güzel çiçeklere<br />
Cumhuriyeti kuran Atatürk’ü öğretirim.</p>
<p>Ben bir öğretmenim<br />
Ve öğretirim çocuklarıma<br />
Ülküm vatanı yüceltmektir.</p>
<p>Ben bir öğretmenim<br />
Çiçektir diyemem çocuklarıma<br />
Çiçeklerden güzeldir bütün çocuklar,<br />
Ve öğreteceğim çocuklarıma<br />
İyilikten güzellikten yana ne varsa.</p>
<p>Ahmet YÜCEL 25 Aralık 1998</p>
<p>Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir. Öğretmenlik bir meslektir. Kişinin öğretmen olabilmesi için öğretmen yetiştiren bir okulu bitirmesi gerekir. İlkokullarda öğretmen sınıf öğretmenidir. Sınıfın bütün derslerini aynı öğretmen okutur. İlköğretimin ikinci kademesinde ve ortaöğretimde ders öğretmenliği vardır. Meslek okullarında dersler özel olarak yetiştirilmiş meslek öğretmenleri tarafından işlenir.</p>
<p>Eskiden öğretmene Muallim, öğretmen yetiştiren okula da Muallim Mektebi denirdi. Ülkemizde öğretmen okulu ilk kez 16 Mart 1848&#8242;de açıldı. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte yurdumuzun her yanına yeni yeni okullar açıldı. Okul çağında olanlar bu okullarda okumaya başladı.</p>
<p>Atatürk, eğitimin, öğretimin yayılmasından, yaygınlaşmasından yanaydı. 1928 yılında Arap harflerinin kaldırılıp yerine bugün kullanmakta olduğumuz Türk harflerinin kabulü ile halkın yeni harfleri kısa sürede öğrenip daha çok yurttaşın okur &#8211; yazar olmasını sağlamak amacıyla yoğun bir çalışma başladı. Okuma &#8211; yazmayı yaygınlaştırmak için okul çağı dışındaki yurttaşlara okuma &#8211; yazma öğreten okullar açıldı. Bunlara Millet Mektepleri adı verildi.</p>
<p>Atatürk, Ulus Okulları dediğimiz Millet Mektepleri&#8217;nde yazı tahtasının başına geçerek dersler verdi. Bakanlar kurulu 11.11.1928 günü yaptığı toplantıda Ata&#8217;ya Ulus Okullar Başöğretmenliği sanını verdi. 24 Kasım Atatürk&#8217;ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür.</p>
<p>Öğrencileri, öğretmenleri, okulu çok seven Atatürk yurt gezilerinde okullara uğrardı. Sınıflara girer, sıralara oturur, ders dinlerdi. Öğrencilere sorular sorardı. Öğretmenlerle konuşur, her yerde öğretmenliğin üstün bir meslek olduğunu anlatırdı.</p>
<p>Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı&#8217;nda nasıl canla başla çalıştıklarını yakından izlemiştir. Yurdumuzun düşman tarafından paylaşıldığı sırada öğretmenler Öğüt Kurulları oluşturarak halka ulusal bağımsızlık, Ulusal Kurtuluş Savaşı düşüncelerini yayıyordu. Öğüt Kurulları dışında öğretmenler 14 eğitim kuruluşu ile birlikte Milli Kongre Cephesini kurdular. Milli Kongre Cephesi, düşmanların İzmir&#8217;i işgal ettikleri günlerde Sultanahmet Mitingi&#8217;ni hazırladı. Bu mitingin konuşmacılarından çoğu öğretmenlerdi.</p>
<p>Başöğretmen Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı&#8217;nda gösterdikleri etkinliği hep övmüştür. Atatürk yeni Türkiye&#8217;nin yaratılmasında öğretmenlere büyük görevler düştüğü inancındaydı. Çağdaş bir ulus olmamız için eğitimin yaygınlaşması gereğine inanıyordu. Bu nedenle Atatürk &#8220;Milletleri kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir.&#8221; sözleriyle öğretmene verdiği önemi ve duyduğu saygıyı en güzel biçimde belirtmiştir. Atatürk&#8217;ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında, 24 Kasımın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.</p>
<p>Öğretmenler gününde öğretmenin toplum içindeki yeri, değeri belirtilir. Öğretmen sorunları dile getirilir. Öğretmenler gününde; eğitime, öğretime hizmet etmiş, saygınlık kazanmış öğretmenler anılır. Gençlerin yetişmesindeki katkıları anlatılır. Mesleğe yeni giren öğretmenler 24 Kasımda Öğretmen Andı içerek göreve başlarlar.</p>
<p>Öğretmen; yapıcı ve yaratıcıdır. İnsan haklarına saygılıdır. Öğretmen özverili, çevreye güven ve inanç veren, içi insan sevgisiyle dolu bir kişidir. Atatürk; &#8220;Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.&#8221; demekle öğretmene yüklediği sorumluluğu ve değeri anlatmıştır. Öğretmenler sevgi dağıtır. İçimizi aydınlatır. Bizi doğruya yöneltir. Bilgili kişiler olmamız için çaba gösterir. Dünyayı tanıtır. Öğretmen her alanda yeniliği, yenileşmeyi savunur. Gerçekleri anlatır. Beceri ve yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olur. Kısaca analar doğurur, öğretmenler yetiştirir.</p>
<p>Bir milletin milli, ahlâki ve kültürel yönden güçlü ve medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerinin üstün çalışmalarına bağlıdır. Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı öğretmenlerdir.</p>
<p>Bizleri ham bir madde olarak ele alan öğretmenler, üzerimizde titiz,dikkatli ve sabırlı çalışmalar yaparak bizi şekillendirirler. Duygularımıza, ruhumuza, fikirlerimize ve hayata bakışımıza en güzel desenleri verirler.</p>
<p>Bize doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği, milli duyguları ve Atatürk ilkelerine bağlılığı öğreten öğretmenlerimizdir. Biz onların eseriyiz. Sıhhatini, nefesini, enerjisini, gençlik yıllarının hepsini bizim için harcarlar.</p>
<div id="crp_related">Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.gundemcafe.com/23-bin-rehber-ogretmen-atamasi-basvuru-sartlari-2010/" rel="bookmark" class="crp_title">23 bin rehber öğretmen ataması, başvuru şartları 2010</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/2010-ogretmen-atamalari-tarihi-ne-zaman-yapilacakaskerlik-kosulu/" rel="bookmark" class="crp_title">2010 Öğretmen Atamaları Tarihi, Ne Zaman Yapılacak,Askerlik Koşulu</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/55-bin-kadrolu-ogretmen-atamasi-2011-branslar/" rel="bookmark" class="crp_title">55 Bin Kadrolu Öğretmen Ataması 2011 (Branşlar)</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/10-bin-kadrolu-ogretmen-alimi-%e2%80%93-kasim-2009/" rel="bookmark" class="crp_title">10 bin Kadrolu Öğretmen Alımı – Kasım 2009</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/ogretmen-atamalari-2009/" rel="bookmark" class="crp_title">Öğretmen atamaları 2009</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gundemcafe.com/24-kasim-ogretmenler-gunu-kompozisyon-siir-yazi-odev/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şiir Türleri</title>
		<link>http://www.gundemcafe.com/siir-turleri/</link>
		<comments>http://www.gundemcafe.com/siir-turleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 20:54:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyatımızdaki şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[şiir çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiir türleri hakkında bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cixblog.com/?p=123</guid>
		<description><![CDATA[Edebiyatımızda yer alan şiir türleri ve açıklamaları şöyledir:
Lirik şiir
Aşk, ayrılık, hasret, özlem konularını işleyen duygusal şiirlerdir. Okurun duygularına, kalbine seslenir. Eskiden Yunanlılarda “lir” denen sazlarla söylendiğinden bu adı almıştır. Tanzimat döneminde de bir saz adı olan “rebab” dan dolayı bu tür şiirlere rebabi denmiştir. Divan edebiyatında gazel, şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma, semai lirik şiire girer.
Epik şiir
Destansı özellikler gösteren şiirlerdir. Kahramanlık, savaş, yiğitlik konuları işlenir. Okuyanda coşku, yiğitlik duygusu, savaşma arzusu uyandırır. Daha çok, uzun olarak söylenir. Divan edebiyatında kasideler, Halk edebiyatında koçaklama, destan, varsağı türleri de epik özellik ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Edebiyatımızda yer alan şiir türleri ve açıklamaları şöyledir:<span id="more-123"></span></p>
<p>Lirik şiir<br />
Aşk, ayrılık, hasret, özlem konularını işleyen duygusal şiirlerdir. Okurun duygularına, kalbine seslenir. Eskiden Yunanlılarda “lir” denen sazlarla söylendiğinden bu adı almıştır. Tanzimat döneminde de bir saz adı olan “rebab” dan dolayı bu tür şiirlere rebabi denmiştir. Divan edebiyatında gazel, şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma, semai lirik şiire girer.</p>
<p>Epik şiir<br />
Destansı özellikler gösteren şiirlerdir. Kahramanlık, savaş, yiğitlik konuları işlenir. Okuyanda coşku, yiğitlik duygusu, savaşma arzusu uyandırır. Daha çok, uzun olarak söylenir. Divan edebiyatında kasideler, Halk edebiyatında koçaklama, destan, varsağı türleri de epik özellik gösterir. Tarihimizde birçok şanlı zaferler yaşadığımızdan, epik şiir yönüyle bir hayli zengin bir edebiyatımız vardır.</p>
<p>Didaktik şiir<br />
Aşk, ayrılık, hasret, özlem konularını işleyen duygusal şiirlerdir. Okurun duygularına, kalbine seslenir. Eskiden Yunanlılarda “lir” denen sazlarla söylendiğinden bu adı almıştır. Tanzimat döneminde de bir saz adı olan “rebab” dan dolayı bu tür şiirlere rebabi denmiştir. Divan edebiyatında gazel, şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma, semai lirik şiire girer.</p>
<p>Pastoral şiir<br />
Doğa şiirlerini, çobanların doğadaki yaşayışlarını anlatan şiirlerdir. Doğaya karşı bir sevgi, bir imrenme söz konusudur bunlarda. Eğer şair doğa karşısındaki duygulanmasını anlatıyorsa “idil”, bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatırsa “eglog” adını alır</p>
<p>Satirik şiir<br />
Eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Bunlarda didaktik özellikler de görüldüğünden, didaktik şiir içinde de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğru olur. Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv, Halk edebiyatında taşlama, yeni edebiyatımızda ise yergi verilir.</p>
<p>Dramatik şiir<br />
Tiyatroda kullanılan şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu durum dram tiyatro türünün ( 19. yy. ) çıkışına kadar sürer. Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır.</p>
<p>Dramatik şiir harekete çevrilebilen şiir türüdür. Başlangıçta trajedi ve kommedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üç kere çıkmıştır.</p>
<p>Bizde dramatik şiir türüne örnek verilmemiştir. Çünkü bizim Batı’ya açıldığımız dönemde ( Tanzimat ) Batı’da da bu tür şiirler yazılmıyordu; nesir kullanılıyordu tiyatroda. Bizim tiyatrocularımız da tiyatro eserlerini bundan dolayı nesirle yazmışlardır. Ancak nadirde olsa nazımla tiyatro yazan da olmuştur. Abdülhak Hamit Tarhan gibi…</p>
<div id="crp_related">Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.gundemcafe.com/siir-turleri-dramatik-epik-lirik-didaktik-ornekleri-odev/" rel="bookmark" class="crp_title">Şiir türleri dramatik epik lirik didaktik örnekleri &#8211; Ödev</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/evcilik-oyunu-bahar-mert-ayrilik-siiri-evcilik-oyunu-son-bolumdeki-siir/" rel="bookmark" class="crp_title">Evcilik Oyunu Bahar-Mert Ayrılık Şiiri, Evcilik oyunu son bölümdeki şiir</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/grup-yorum-konseri-ramiz-dayi-tuncel-kurtiz-siir-video/" rel="bookmark" class="crp_title">Grup Yorum konseri Ramiz Dayı (Tuncel Kurtiz) şiir video</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/yilmaz-erdogan-van-siiri-dinle-video-izle/" rel="bookmark" class="crp_title">Yılmaz Erdoğan Van Şiiri Dinle, Video İzle</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/kahraman-tazeoglu-oylum-talu-burasi-haftasonu-video-izle/" rel="bookmark" class="crp_title">Kahraman Tazeoğlu Oylum Talu Burası Haftasonu Video izle</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gundemcafe.com/siir-turleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevlânâ Celaleddin-i Rumi Hayatı</title>
		<link>http://www.gundemcafe.com/mevlana-celaleddin-i-rumi-hayati/</link>
		<comments>http://www.gundemcafe.com/mevlana-celaleddin-i-rumi-hayati/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 20:53:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana sözler]]></category>
		<category><![CDATA[mevlananın hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cixblog.com/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[Mevlana hepimizin saygı duyduğu geçmişten günümüze gelen ve hala sözlerinden ders aldığımız bir şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsüdür.İşte bu mtühiş düşünce adamının hayatı:
Mevlânâ Celaleddin-i Belhi Rumi (30 Eylül 1207 &#8211; 17 Aralık 1273), İslam ve tasavvuf dünyasında tanınmış bir Fars[1][2](Bazı araştırmacının iddialarına göre Tacik)[3] kökenli şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsüdür. Prenses Gürcü Hatunla yakın dosttur. Hatta Mevlana portresini ve Mevlana Türbesini ilk Gürcü Hatun yaptırmıştır. Bu sayede Bilinen tek bir Mevlana portresi ve yaygınlaşan Mevlana türbeleri bu şekilde ortaya çıkmıştır.
Mevlânâ bugünkü Afganistan’da bulunan Belh’te doğmuştur. Annesi, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mevlana hepimizin saygı duyduğu geçmişten günümüze gelen ve hala sözlerinden ders aldığımız bir şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsüdür.İşte bu mtühiş düşünce adamının hayatı:<span id="more-121"></span></p>
<p>Mevlânâ Celaleddin-i Belhi Rumi (30 Eylül 1207 &#8211; 17 Aralık 1273), İslam ve tasavvuf dünyasında tanınmış bir Fars[1][2](Bazı araştırmacının iddialarına göre Tacik)[3] kökenli şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsüdür. Prenses Gürcü Hatunla yakın dosttur. Hatta Mevlana portresini ve Mevlana Türbesini ilk Gürcü Hatun yaptırmıştır. Bu sayede Bilinen tek bir Mevlana portresi ve yaygınlaşan Mevlana türbeleri bu şekilde ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Mevlânâ bugünkü Afganistan’da bulunan Belh’te doğmuştur. Annesi, Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun; babaannesi, Harzemşahlar hanedanından Türk prensesi, Melîke-i Cihan Emetullah Sultan’dır.[4] Babası, Sultânü’l-Ulemâ (Alimlerin Sultânı) unvanı ile tanınmış, Muhammed Bahâeddin Veled; büyükbabası, Ahmed Hatîbî oğlu Hüseyin Hatîbî’dir. Babasına Sultânü’l-Ulemâ (Alimlerin Sultânı) unvanının verilmesini kaynaklar Türk gelenekleri ile açıklamaktadır.[5]</p>
<p>Mevlânâ Celaleddin-i Rumi (Rumi adı, Anadolu’ya yerleşip orada yaşadığı için (o dönemde Anadolu’ya Diyarı-ı Rum deniliyordu); “Efendimiz” manasına gelen Mevlânâ ise, kendisine karşı duyulan büyük saygının belirtisi olarak verilmiştir), dönemin İslam kültür merkezlerinden Belh kentinde hocalık yapan ve Sultan-ül Ulema (Bilginler Sultanı) lakabıyla anılan Bahaeddin Veled’in oğludur. Mevlânâ, babası Bahaeddin Veled’in ölümünden bir yıl sonra, 1232 yılında Konya’ya gelen Seyyid Burhaneddin’in manevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl O’na hizmet etmiştir.</p>
<div id="crp_related">Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.gundemcafe.com/muazzez-ersoy-mozaik-2010-full-album/" rel="bookmark" class="crp_title">Muazzez Ersoy Mozaik 2010 full albüm</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/nasreddin-hocanin-hayati/" rel="bookmark" class="crp_title">Nasreddin Hoca&#039;nın Hayatı</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/2010-%e2%80%9cmevlid-kandili%e2%80%9d-canli-izle-25-subat-kandil-mesajlari/" rel="bookmark" class="crp_title">2010 “Mevlid Kandili” canlı izle 25 şubat Kandil mesajları</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/arthur-schopenhauer-hayati-eserleri-biyografisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Arthur Schopenhauer hayatı, eserleri, biyografisi</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/albert-einstein-hayati/" rel="bookmark" class="crp_title">Albert Einstein Hayatı</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gundemcafe.com/mevlana-celaleddin-i-rumi-hayati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basketbol Oyun Kuralları</title>
		<link>http://www.gundemcafe.com/basketbol-oyun-kurallari/</link>
		<comments>http://www.gundemcafe.com/basketbol-oyun-kurallari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 20:51:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[basketbol hakkında bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[basketbol kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[basketbol nasıl oynanır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cixblog.com/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Basketbol oyun kuralları,basketbolun nasıl oynanacağı ve basketbol hakkında tüm bilgiler şöyledir:
• Basketbol müsabakaları iki hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. Her devreden sonra saha değişimi yapılır.
• Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.
• Oyun, 10&#8242;ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 2&#8242;şer dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Basketbol oyun kuralları,basketbolun nasıl oynanacağı ve basketbol hakkında tüm bilgiler şöyledir:<span id="more-119"></span></p>
<p>• Basketbol müsabakaları iki hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. Her devreden sonra saha değişimi yapılır.<br />
• Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.<br />
• Oyun, 10&#8242;ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 2&#8242;şer dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir.<br />
• Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer.<br />
• Oyuncu topla birlikte, top sürme (dribbling), pas atma (passing), şut atma (shooting) aktivitelerini yapma şansına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır.<br />
• Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir. Bir takımdaki beş oyuncudan biri ortada (post), ikisi savunma (guard) ve ikiside hücum (forward) oyuncusudur.<br />
• Oyunu bir baş hakem ve yardımcı hakem olarak iki hakem yönetir.<br />
• Her oyuncu beş faulle oyun dışında kalır, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır.<br />
• Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder.<br />
• Her sayı atışından sonra veya hakemin düdüğü çalmasının ardından, oyun ve oyun zamanı durur. Sayı yiyen takımın pota gerisindeki çizgi arkasından topu oyuna sokması ile hem zaman hem de oyun tekrar başlar. Oyun içindeki diğer durumlara göre, hakemin gösterdiği yerlerden, top oyuna sokulur.<br />
• Üç sayı çizgisi içinden yapılan her başarılı atış iki sayı, üç sayı çizgisi gerisinden yapılan her başarılı atış üç sayı olarak değerlendirilir. Faullerden veya kural ihlallerinden dolayı kazanılan başarılı serbest atışlar bir sayı olarak değerlendirilir.<br />
• Oyuncular iki durumda cezalandırılır: 1- Bireysel kural ihlalleri 2- Faul yapılan durumlar. Kural ihlali veya hatası (hatalı yürüme, topun çizgi dışına çıkması, hücum oyuncusunun üç saniyeden fazla post içinde durması v.b) top kullanma hakkını karşı takıma verir. Yapılan bireysel fauller ( itme, çekme, vurma, tutma v.b) ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak, rakip topu yandan oyuna sokar, ya da serbest atış yapma hakkı kazanır.<br />
• Serbest atış hakkı adedi, faulun yapıldığı zaman, yer ve çeşidine göre değişir. Şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa, atışı yapan takıma iki serbest atış hakkı verilir. Eğer atış sayı olmuşsa, bir serbest atış hakkı verilir. Bir takım, bir devredeki “takım faul” sınırını geçmiş ve atış sahası dışında faul yapmışsa, o zaman bire-bir denen serbest atış hakkını kullanır. Bu atışta kural, ilk atış sayı olursa, ikinci atış yapma hakkı kazanmaktır. Bire-bir’de ilk atışı kaçıran ikinci atışı yapamaz, top potadan oyun alanına dönerse, oyun devam eder. Teknik faullerde (oyunu geciktirme, sportmenlik dışı davranışlar, hakeme itiraz, izinsiz oyuna girme v.b) iki serbest atış hakkı verilir.</p>
<div id="crp_related">Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.gundemcafe.com/turkiye-3-2-belcika-mac-ozeti-goller-izle-7-eylul/" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye 3 &#8211; 2 Belçika maç özeti goller izle 7 eylül</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/eskisehirspor-2-1-galatasaray-mac-ozeti-goller-izle/" rel="bookmark" class="crp_title">Eskişehirspor 2 &#8211; 1 Galatasaray maç özeti goller izle</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/bursaspor-2-1-besiktas-mac-ozeti-goller-izle-video/" rel="bookmark" class="crp_title">Bursaspor 2 &#8211; 1 Beşiktaş maç özeti goller izle video</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/10-mart-besiktas-2-0-istanbul-bsb-mac-ozeti-golleri-izle/" rel="bookmark" class="crp_title">10 mart Beşiktaş 2 &#8211; 0 İstanbul BŞB maç özeti golleri izle</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/fenerbahce-sivasspor-mac-ozeti-goller-16-agustos/" rel="bookmark" class="crp_title">Fenerbahçe sivasspor maç özeti goller 16 ağustos</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gundemcafe.com/basketbol-oyun-kurallari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Isaac Newton’un Hayatı</title>
		<link>http://www.gundemcafe.com/isaac-newton%e2%80%99un-hayati/</link>
		<comments>http://www.gundemcafe.com/isaac-newton%e2%80%99un-hayati/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 20:50:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[Newton'un Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[yerçekimini bulan bilim adamı]]></category>
		<category><![CDATA[yerçekimini kim buldu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cixblog.com/?p=117</guid>
		<description><![CDATA[Isaac Newton yerçekimini bulan bilim adamıdır.Herkes tarafından kafasına elmanın düşmesiyle yerçekimini bulan kişi olarak bilinir.İşte Isaac Newton’un hayatı:
Isaac Newton 4 Ocak 1642&#8242;de İngiltere’nin Lincolnshire kentinde doğdu. Çiftçi olan babasını doğumundan üç ay önce kaybetmişti. Annesi ikinci kez evlendi. İkinci evlilikten üç üvey kardeşi olan Isaac anneannesinde kalıyordu. On iki yaşında Grantham’da King’s School’a yazılan Newton, bu okulu 1661&#8242;de bitirdi. Aynı yıl Cambridge Üniversitesi’ndeki Trinity Kolej’ine girdi. Nisan 1665&#8242;te bu okuldan lisans derecesini aldı. Lisansüstü çalışmalarına başlayacağı sırada ortalığı saran veba salgını yüzünden üniversite kapatıldı.
Salgından korunma amacıyla annesinin çiftliğine sığınan Newton, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Isaac Newton yerçekimini bulan bilim adamıdır.Herkes tarafından kafasına elmanın düşmesiyle yerçekimini bulan kişi olarak bilinir.İşte Isaac Newton’un hayatı:<span id="more-117"></span></p>
<p>Isaac Newton 4 Ocak 1642&#8242;de İngiltere’nin Lincolnshire kentinde doğdu. Çiftçi olan babasını doğumundan üç ay önce kaybetmişti. Annesi ikinci kez evlendi. İkinci evlilikten üç üvey kardeşi olan Isaac anneannesinde kalıyordu. On iki yaşında Grantham’da King’s School’a yazılan Newton, bu okulu 1661&#8242;de bitirdi. Aynı yıl Cambridge Üniversitesi’ndeki Trinity Kolej’ine girdi. Nisan 1665&#8242;te bu okuldan lisans derecesini aldı. Lisansüstü çalışmalarına başlayacağı sırada ortalığı saran veba salgını yüzünden üniversite kapatıldı.</p>
<p>Salgından korunma amacıyla annesinin çiftliğine sığınan Newton, burada geçirdiği iki yıl boyunca en önemli buluşlarını gerçekleştirdi. 1667&#8242;de Trinity Kolej’ine öğretim üyesi olarak döndüğünde diferansiyel ve integral hesabın temellerini atmış, beyaz ışığı oluşturan renklere ulaşmıştı. Çekingenliği yüzünden Newton her biri bilimde devrim yaratacak nitelikteki bu buluşların çoğunu uzun yıllar sonra (örneğin diferansiyel ve integral hesabı 38 yıl sonra) yayınlamıştır. Lisansüstü çalışmasını ertesi yıl tamamlayan Newton 1669&#8242;da henüz 27 yaşındayken Cambridge Üniversitesi’nde matematik profesörlüğüne getirildi. 1671&#8242;de ilk aynalı teleskopu gerçekleştirdi, ve ertesi yıl Royal Society üyeliğine seçildi. Royal Society’e sunduğu renk olgusuna ilişkin bildirisinin eleştirilere hedef olması, özellikle Robert Hooke tarafından şiddetle eleştirilmesi üzerine Newton tümüyle içine kapanarak, bilim dünyasıyla ilişkisini kesti.</p>
<p>1675&#8242;de optik konusundaki iki bildirisi yeni tartışmalara yol açtı. Hooke makalelerdeki bazı sonuçların kendi buluşu olduğunu, Newton’un bunlara sahip çıktığını öne sürdü. Bütün bu tartışma ve eleştiriler sonucunda 1678&#8242;de ruhsal bunalıma giren Newton ancak yakın dostu ünlü astronom ve matematikçi Edmond Halley’in çabalarıyla altı yıl sonra bilimsel çalışmalarına geri döndü.<br />
 <br />
Newton’un başına elma düşmesiyle yerçekimini keşfettiği yer, Cambridge’deki Botanik bahçesi’nde bulunuyor.<br />
 <br />
Isaac Newton’un kendisine ait ilk basım Principia, Üstünde kendi el yazısı ile ikinci basımda yapılacak değişiklikler yer alıyor.</p>
<p>Cambridge Üniversitesi’nde Katolikliği yaygınlaştırma ve egemen kılma çabalarına karşı başlatılan direniş hareketine öncülük eden Newton, kral düşürüldükten sonra 1689&#8242;da üniversitenin parlamentodaki temsilciliğine seçildi. 1693&#8242;de yeniden bir ruhsal bunalıma girdi ve yakın dostlarıyla, bu arada Samuel Pepys ve John Locke ile arası bozuldu. İki yıl süren bir dinlenme döneminden sonra sağlığına yeniden kavuştuysa da bundan sonraki yaşamında bilimsel çalışmaya eskisi gibi ilgi duymadı. Daha sonra 1699&#8242;da Fransız Bilimler Akademisi’nin yabancı üyeliğine 1703&#8242;de Royal Society’nin başkanlığına seçildi.</p>
<p>Newton ‘Eğer diğer insanlardan ileriyi görebiliyorsam,bu devlerin omuzlarında olduğum içindir.’ diyerek kendine yardım edenleri unutmadığını göstermiştir.</p>
<div id="crp_related">Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.gundemcafe.com/isaac-newton-hayati-buluslari-biyografisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Isaac Newton hayatı, buluşları, biyografisi</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/daniel-gabriel-fahrenheit-hayati/" rel="bookmark" class="crp_title">Daniel Gabriel Fahrenheit Hayatı</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/albert-einstein-hayati/" rel="bookmark" class="crp_title">Albert Einstein Hayatı</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/itv-sabah-programi-uygulamali-seks-goruntuleri-video-izle/" rel="bookmark" class="crp_title">ITV sabah programı uygulamalı seks görüntüleri video izle</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/dunyanin-en-iyi-100-universitesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Dünyanın en iyi 100 Üniversitesi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gundemcafe.com/isaac-newton%e2%80%99un-hayati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alexander Graham Bell Hayatı</title>
		<link>http://www.gundemcafe.com/alexander-graham-bell-hayati/</link>
		<comments>http://www.gundemcafe.com/alexander-graham-bell-hayati/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 20:48:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[graham bell icatları]]></category>
		<category><![CDATA[graham bell yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[telefonu bulan bilim adamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cixblog.com/?p=115</guid>
		<description><![CDATA[Şüphesiz günümüzde en çok kullandığımız şey telefon.Kim bilir telefon olmasaydı ne yapardık.Bu müthiş aleti icad eden kişi Alexander Graham Bell.İşte Alexander Graham Bell’in hayatı:
1876&#8242;da telefonun icadı ile tanınan Alexander Graham Bell, 1847 de İskoçya Edinburgh da doğdu. Önce Ontario ya yerleşti, daha sonra Boston’a yerleşti.
Aslında Graham Bell, sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağladı.
Telefonun yaratıcılarından olan Graham Bell’in annesi doğuştan sağırdı. Dedesi ve babası yıllarını sağırlara adadı. Özellikle babası sağırlara duymasalar bile konuşmayı öğretmenin yollarını ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şüphesiz günümüzde en çok kullandığımız şey telefon.Kim bilir telefon olmasaydı ne yapardık.Bu müthiş aleti icad eden kişi Alexander Graham Bell.İşte Alexander Graham Bell’in hayatı:<span id="more-115"></span></p>
<p>1876&#8242;da telefonun icadı ile tanınan Alexander Graham Bell, 1847 de İskoçya Edinburgh da doğdu. Önce Ontario ya yerleşti, daha sonra Boston’a yerleşti.<br />
Aslında Graham Bell, sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Bunu başaramadı ama her gün yeni bir özelliğe kavuşan telefonla birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağladı.<br />
Telefonun yaratıcılarından olan Graham Bell’in annesi doğuştan sağırdı. Dedesi ve babası yıllarını sağırlara adadı. Özellikle babası sağırlara duymasalar bile konuşmayı öğretmenin yollarını geliştirmeye çalıştı. İki kardeşi veremden ölünce, babası kalan tek oğlunun sağlığı için Kanada’ya göçtü. Babasının ölümünden sonra onun çalışmalarını tanıtmak ve yaymak için çabalayan Graham Bell ABD’ye gitti. Burada bir süre sağırlara dil öğretmeni yetiştiren okulda çalıştı. Daha sonra kendi okulunu kurdu.<br />
Ünü kısa sürede yayılan Bell, Oxford Üniversitesi’ne konuk öğretmen olarak çağrıldı. İngiltere’de eline geçen Alman Hermann von Helmholz adlı bilginin işitme fizyolojisine ilişkin kitabını okudu. Müzik sesinin bir tel aracılığı ile aktarılabilineceği düşüncesi üzerinde yoğunlaştı. Bu sırada başka bilim adamları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu. Ilisha Gray bunlardan biriydi.<br />
İngiletere’den dönen Bell, Boston Üniversitesi İnsan Sesi Fizyolojisi dalı profesörlüğüne getirildi. Kuramsal bilgilerini teknik destekle yaşama geçirmeye ve işitme engelliler için duymalarını sağlayacak aletler yapmaya girişti. Thomas Watson adlı bir elektrik mühendisi ile birlikte çalışmaya başladı. Çalışmalarını yürütmek için maddi destek gerektiğinde kendisine Avukat Gardnier Greene Hubbart yardım elini uzattı. Bell ve Watson 1875 yılında sesin tel üzerinden bir başka yere gittiğini ortaya çıkardı. Ancak ses anlaşılmaz bir durumdaydı. 14 Şubat 1876 günü Bell ve Gray telefon patenti almak için ayrı ayrı başvuru yaptı. Bell’e 7 Mart günü istediği patent verildi. 174.465 nolu patentini alan Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit döküldü. Watson’u yardıma çağırdı:<br />
“Bay Watson, çabuk buraya gelin. Sizi istiyorum.”<br />
Bell yardımcısını yardıma çağırırken farkında olmadan 131 yıl önce 10 Mart günü ilk telefon görüşmesini yaptı. Watson Bell’in sesini “telefon”dan duydu. ABD’nin 100’üncü kuruluş yıldönümüne denk gelen bu buluşu ona düzenlenen Yüz Yıl sergisinde birçok ödül kazandırdı. Bell bilimsel çalışmalarını yürütmek için maddi ve manevi destek gördüğü Hubbart Ailesi’nden Mabel ile bir yıl sonra evlendi.<br />
Eşi dört yaşından beri sağırdı. Bell öğrencisi olarak tanıdığı ve daha sonra evlendiği Mabel’e derin bir sevgi duydu. Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eşini ne de sağırları unuttu. Eşine yazdığı bir mektupta “Eşin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol sağırları ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.<br />
Bugün öne çıkan buluşlarının gölgesinde kalan yapıtlarının çoğu sağırlık konusundaydı. Sağır annesinin ve eşinin duyamadığı sesleri kaydetmeyi başardı. “Gramofon”dan kazandığı parayı bugün de sağırlar için çalışmalar yürüten Alexander Graham Bell Sağırlar Kurumu’na harcadı. Fransa hükûmeti insanlığa hizmetinden dolayı onur ödülü ve para ödülü verdi. Verilen parayı Washington’da Sağırlar için Volta Enstitüsü’nü kurmada kullandı. İlk el telefonunu geliştirmek için Bell teknik sorunları alt etmeye çalışırken bir yandan da kendisini dava eden Gray’a karşı hukuk savaşı verdi. Telefon atölyeden 4 yılda çıkabildi. 1880 yılında Bell’e yardım eden Tainer radyofon adını verdikleri aleti denedi.<br />
Bir okulun tepesine çıkan Tainer çok uzaktan görebildiği Bell’e telefonla seslendi “Bay Bell. Bay Bell. Beni duyabiliyorsanız lütfen pencerenin önüne gelip şapkanızı sallayın.” Bell şapkasını salladığında artık telefon doğumunun ardından emeklemeye başladı. Sekiz yıl sonra Connecticut eyaleti ilk telefon şebekesine sahip kent oldu.<br />
Telefon yakın yıllara dek Türkiye’de olduğu gibi santraller ve memurlar aracılığı ile yürütülüyordu. Bir süre sonra santrallerde erkek memur yerine kadın memurun çalışması geleneği başladı. İlk kadın santral memuru da Boston’da çalışmaya başlayan Emma Nut oldu.<br />
Kimi siyah beyaz filmlerde gülme konusu yapılan “manyetolu telefon” görüşmeleri 1899 yılında Almon B. Stowger adlı birinin katkısı ile otomatikleşmeye yöneldi. İşin garip tarafı Stowger telefoncu değil cenaze levazımatçısıydı. Rakibinin eşi telefon şirketinde çalışıyordu. Cenaze işleri için Strowger’ı arayanları bu memur kendi eşine bağlıyordu. Bu zor durum karşısında çözüm bulmak için kolları sıvayan Strowger otomatik santralı yapmayı başardı. Halk yeni telefona “kızsız telefon” adını taktı.<br />
Bugünkü telefonlara benzemeyen bir biçimdeydi. Üzerinde birler, onlar, yüzler basamağını temsil eden üç tuş bulunuyordu. Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu. Arayan kişi tuşa kaç kez bastığını sık sık şaşırdığı için karmaşaya da yol açıyordu. Bunun da çözümü çok geçmeden bulundu.<br />
Kısa sürede New York sokaklarını telefon direkleri ve kablo hatları örümcek ağı gibi kapladı. Yürünmez bir hale gelen sokaklardaki bir telefon direği kabloları tutan 50 çapraz tahta taşıyordu. Telefon günlük yaşama değişik biçimlerde girmeye başladı.<br />
O yıllarda yayımlanan gazetelere verilen bir reklamda telefon şöyle tanıtıldı:<br />
“Sohbet. Ağızdan kulağa telefonla konuşarak çok daha rahat…”<br />
Bell 1915 yılında New York’u San Francisco’ya bağlayan ilk uzun kentlerarası telefon hattını açtı. Karşısında yine yardımcısı Watson vardı. Aradan geçen onca yıla karşın Bell ilk günü unutmadı. Watson’a “Watson seni istiyorum, buraya gel” dedi.<br />
Telefonun olanaklarından yararlanarak müşteri çekmek isteyen oteller arasında kıyasıya bir savaş başladı. Oteller ünlü müzik, tiyatro, opera, konser salonlarına bağlanan telefon “Tiyatrofon” hattı ile aldıkları sesi lobilerinde oturan müşterilerine dinletmeye başladı. Bu evlere ve iş yerlerine yayıldı.<br />
Graham Bell belleklerde telefonun bulucusu olarak yer etse de adının öne çıkmadığı çalışmaları da vardı. Bunlardan biri büyük bir ilgi ile tüm dünyanın izlediği National Geographic dergisindeki yöneticiliğiydi. Yüzyirmi yıl önce silahlı saldırıya uğrayan ve ağır yaralanan ABD Başkanı Garfield’ın bedenindeki kurşunların yerini belirlemede ilk kez kullandığı telefonik sonda, Röntgen’in X ışınları ile tanıyı geliştirilmesinde kullanıldı. Deniz ve hava taşımacılığı için projeler gerçekleştirdi.<br />
1893 yılında telefon ile ilgili gelişmeleri kaleme alan bir yazar gözlemini şöyle dile getirdi: “Şu anda duyabildiğimiz sanatçı ve şarkıcıları bir süre sonra insanlık görmeyi de başaracak.”<br />
Bu sözler “televizyon” özlemi olarak yorumlanmasına karşın gelişen teknoloji görüntülü cep telefonlarını, internet üzerinden canlı yayınla iletişimi işaret ettiğini göstermektedir. Bilimkurgu severler ise “Uzay Yolu” filminden esinlenerek insanların ışınlanmalarından, insanların bulundukları yerde başka bir yerdeki olayı üç boyutlu olarak ekranlarda görerek ya da duyarak değil hissederek elde edeceği günleri tartışıyor.<br />
Sağırlığa karşı yürütülen savaşımın sonucu insanlık dünyasının sağırlığını gideren bir buluşu armağan eden Bell öldüğünde ona duyulan büyük saygı ve sevgiden ötürü soyadından yola çıkarak telefonu simgelemek için kırmızı “çan” resimleri kullanıldı…</p>
<div id="crp_related">Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.gundemcafe.com/adsl-abonesi-olmak-icin-telefon-almaya-son/" rel="bookmark" class="crp_title">ADSL abonesi olmak için telefon almaya son</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/nokianin-yepyeni-2-telefonu-daha-piyasaya-cikiyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Nokia&#039;nın Yepyeni 2 Telefonu Daha Piyasaya Çıkıyor</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/samsung-omnia-2-geliyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Samsung Omnia 2 Geliyor</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/illerin-yeni-telefon-kodlari/" rel="bookmark" class="crp_title">illerin yeni telefon kodları</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/3-subat-beyaz-sov-bulent-ersoy-telefon-baglantisi-video-izle/" rel="bookmark" class="crp_title">3 Şubat Beyaz Şov Bülent Ersoy Telefon Bağlantısı Video İzle</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gundemcafe.com/alexander-graham-bell-hayati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Albert Einstein Hayatı</title>
		<link>http://www.gundemcafe.com/albert-einstein-hayati/</link>
		<comments>http://www.gundemcafe.com/albert-einstein-hayati/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 20:46:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[Einstein'ın hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[elektriği bulan bilim adamı]]></category>
		<category><![CDATA[görelilik kuramı]]></category>
		<category><![CDATA[görelilik kuramını bulan bilim adamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cixblog.com/?p=113</guid>
		<description><![CDATA[Albert Einstein fizikçilerin öncüsü olan müthiş bir bilim adamı.Görelilik kuramını herkese kabul ettiren müthiş bir adam.İşte Albert Einstein’ın hayatı:
20. yüzyılın en önemli kuramsal fizikçisi olarak nitelenen Albert Einstein, Görelilik kuramını (diğer adları ile İzafiyet Teorisi ya da Rölativite Kuramı) geliştirmiş, kuantum mekaniği, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar sağlamıştır. Kuramsal fiziğine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklamadan dolayı 1921 Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülmüştür. (Nobel Ödülü’nün ve Nobel Komitesi’nin o zamanki ilkeleri doğrultusunda, bugün en önemli katkısı olarak nitelendirilen Görelilik kuramı fazla kuramsal bulunmuş ve ödülde açıkça söz ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Albert Einstein fizikçilerin öncüsü olan müthiş bir bilim adamı.Görelilik kuramını herkese kabul ettiren müthiş bir adam.İşte Albert Einstein’ın hayatı:<span id="more-113"></span></p>
<p>20. yüzyılın en önemli kuramsal fizikçisi olarak nitelenen Albert Einstein, Görelilik kuramını (diğer adları ile İzafiyet Teorisi ya da Rölativite Kuramı) geliştirmiş, kuantum mekaniği, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar sağlamıştır. Kuramsal fiziğine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklamadan dolayı 1921 Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülmüştür. (Nobel Ödülü’nün ve Nobel Komitesi’nin o zamanki ilkeleri doğrultusunda, bugün en önemli katkısı olarak nitelendirilen Görelilik kuramı fazla kuramsal bulunmuş ve ödülde açıkça söz konusu edilmemiştir.)</p>
<p>Einstein 1879 yılında Güney Almanya’nın Ulm kentinde dünyaya geldi. Babası küçük bir elektrokimya fabrikasının sahibi; annesi ise, klasik müziğe meraklı, eğitimli bir ev hanımıydı. Konuşmaya geç başlaması ve içine kapanık bir çocuk olması, ailesini tedirginliğe düşürmüşse de, sonraki yıllarda bu korkularının gereksizliği anlaşılacaktı. Giderek meraklı, hayal gücü zengin bir çocuk olarak büyüyordu.</p>
<p>Okulu hiçbir zaman sevemedi. Gerçekten de, genç Einstein’ın ileride ortaya çıkacak dehasının temelleri, kendisinin de sonradan belirttiği gibi, okulda değil başka yerlerde atılmıştı: “Çocukluğumda yaşadığım iki önemli olayı unutamam. Biri, beş yaşında iken amcamın armağanı pusulada bulduğum gizem; diğeri on iki yaşındayken tanıştığım Öklid geometrisi.Gençliğinde bu geometrinin büyüsüne kapılmayan bir kimsenin, ileride kuramsal bilimde parlak bir atılım yapabileceği hiç beklenmemelidir!”</p>
<p>Lise öğrenimini 1894&#8242;te İsviçre’de tamamladı ve 1896&#8242;da Zürih Politeknik Enstitüsü’ne (ETH) girdi.</p>
<p>Einstein, Sırp asıllı Mileva Maric adlı bir fizik öğrencisi ile evlendi. Mileva, Einstein’nın 1905&#8242;te çıkardığı araştırmanın matematik hesaplarında yardımcı olmuştur.</p>
<p>1955&#8242;te hayata gözlerini yumana kadar bilim dünyasına çok şey kattı. 1916&#8242;da yayımladığı “Genel Görelilik Kuramı“, 1921&#8242;de “fotoelektrik etki ve kuramsal fizik” alanında çalışmalarıyla aldığı Nobel Fizik Ödülü, dahinin en önemli başarılarından sadece ikisi ya bilinmeyen dünyası… Bern’de federal patent dairesinde görev aldı. Bu görevden arta kalan zamanlarda çağdaş fizikte ortaya atılmaya başlanan problemler üzerinde düşünme fırsatı buldu. Önce atomun yapısı ve Max Planck’ın kuantum teorisi ile ilgilendi. Brown hareketine ihtimaller hesabını uygulayarak bunun teorisini kurdu ve Avogadro sayısının değerini hesaplayarak teorisini test etti. Kuantum teorisinin önemini ilk anlayan fizikçilerden birisi oldu ve bunu ışıma enerjisine uyguladı. Bu da onun, ışık tanecikleri veya fotonlar hipotezini kurmasını ve fotoelektrik olayını açıklayabilmesini sağladı.</p>
<p>1905 yılında “Annalen der Physik” dergisinde bu çalışmalarını açıklayan iki yazısından başka, üçüncü bir yazısı daha çıktı ve bu yazıda görecelik teorisinin temelini attı. Teorileri sert tartışmalara yol açtı. 1909&#8242;da Zürih Üniversitesi’nde öğretim görevlisi oldu. Prag’da bir yıl kaldıktan sonra, Zürih Politeknik Enstitüsü’nde profesör oldu. 1913&#8242;de Berlin Kaiser-Wilhelm Enstitüsü’nde ders verdi ve Prusya Bilimler akademisine üye seçildi. Bir bilim adamı olarak 1. Dünya Savaşı’nda tarafsız kaldı. İlk eşinden Hans ve Eduard isminde iki erkek çocuk sahibi olan bilim adamını 1914 yılında eşi terk etti. 1. Dünya Savaşı nedeniyle yiyecek kıtlığı sırasında mide ağrıları çeken bilim adamına kuzeni Elsa bakmış ve ikinci defa kuzeni Elsa ile evlenmiştir.</p>
<p>Birçok özlü inceleme yazısı yayımladı ve bunlarda teorilerini geliştirdi. 1921&#8242;de Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı.</p>
<p>Yabancı ülkelere birçok gezi yapmakla birlikte 1933&#8242;e kadar Berlin’de yaşadı. Almanya’da yönetime gelen Nasyonal Sosyalist (Nazi) rejimin ırkçı tutumu dolayısıyla, pek çok Musevi asıllı bilim adamı gibi o da Almanya’dan ayrıldı.<br />
 <br />
Einstein, İsrail’li diplomat ve politikacı Abba Eban’la birlikte.</p>
<p>Paris’te College de France’ta ders verdi; burdan Belçika’ya oradan da İngiltere’ye geçti. Son olarak Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek Princeton Üniversitesi kampüsünde etkinlik gösteren Institute for Advanced Study’de (İleri Araştırma Enstitüsü) profesör oldu. 1940 yılında Amerikan yurttaşlığına geçti.</p>
<p>Küçük oğlu Eduard akıl hastalığı nedeni ile Zürih yakınlarında bir bakım evinde hayatını geçirmiş; büyük oğlu Hans, babası ve annesinin karşılaştığı Zürih Polytecnic’te mühendislik okumuş ve daha sonra University of California, Berkley’de profesörlük yapmıştır. 1955&#8242;de Princeton’da ölmüştür; oğlu Hans yanında bulunmuştur.</p>
<p>Üvey kızı Margot Einstein, bilim adamının kişisel mektuplarını özenle herkesten saklamış ve kendisinin ölümunden 20 yıl sonra daha saklı kalmasını vasiyet etmisti. Günümüzde Princeton Üniversitesi tarafından basılan bu mektuplar bilim adamının gizli kalmış özel yaşamı hakkında ilginç bilgiler sunmaktaydı.</p>
<div id="crp_related">Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.gundemcafe.com/nobel-fizik-odulleri-sahiplerini-buldu/" rel="bookmark" class="crp_title">Nobel Fizik Ödülleri Sahiplerini Buldu</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/dunyanin-en-iyi-100-universitesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Dünyanın en iyi 100 Üniversitesi</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/gregory-mendel-hayati-buluslar-biyografisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Gregory Mendel hayatı, buluşlar, biyografisi</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/son-10-yilin-en-zeki-10-insani/" rel="bookmark" class="crp_title">Son 10 yılın en zeki 25 insanı</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/isaac-newton-hayati-buluslari-biyografisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Isaac Newton hayatı, buluşları, biyografisi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gundemcafe.com/albert-einstein-hayati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayın Halleri</title>
		<link>http://www.gundemcafe.com/ayin-halleri/</link>
		<comments>http://www.gundemcafe.com/ayin-halleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 20:22:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[ay hakkında bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[ayın evreleri]]></category>
		<category><![CDATA[ayın halleri]]></category>
		<category><![CDATA[ayın hareketleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cixblog.com/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[Ay’ın değişik biçimlerde görülmesine “Ay’ın evreleri” denir.
* Yeni Ay:
Ay’ın Güneş hizasından yeni ayrıldığı andır.
İncecik görünümü ile Güneş’in batışından kısa bir süre sonra batıda görülür. Ay, Dünya ile Güneş arasında olduğundan dolayı Güneş’e dönük olan parlak yüzü Dünya’dan görülmez.
* İlk Dördün:
Yeni Ay’dan 7,5 gün sonraki görünen durumdur. Ay, Yeni Ay evresinden sonra hilal şeklini alır. Bundan sonra Ay’ın aydınlık yüzeyinin yarısı Dünya’dan gözlenir. Bu döneme Ilk dördün denir.
* Dolunay:
Yeni ay’dan 14 gün sonraki görünen durumudur. Ay, Dünya etrafındaki hareketinin yarısını tamamladığında Dünya ve Güneş’le aynı hizada yer alır. Böylece Ay Güneş’ten ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ay’ın değişik biçimlerde görülmesine “Ay’ın evreleri” denir.<span id="more-108"></span></p>
<p>* Yeni Ay:<br />
Ay’ın Güneş hizasından yeni ayrıldığı andır.</p>
<p>İncecik görünümü ile Güneş’in batışından kısa bir süre sonra batıda görülür. Ay, Dünya ile Güneş arasında olduğundan dolayı Güneş’e dönük olan parlak yüzü Dünya’dan görülmez.</p>
<p>* İlk Dördün:<br />
Yeni Ay’dan 7,5 gün sonraki görünen durumdur. Ay, Yeni Ay evresinden sonra hilal şeklini alır. Bundan sonra Ay’ın aydınlık yüzeyinin yarısı Dünya’dan gözlenir. Bu döneme Ilk dördün denir.</p>
<p>* Dolunay:<br />
Yeni ay’dan 14 gün sonraki görünen durumudur. Ay, Dünya etrafındaki hareketinin yarısını tamamladığında Dünya ve Güneş’le aynı hizada yer alır. Böylece Ay Güneş’ten aldığı ışınları Dünya’nın karanlık yüzeyine yansıttığı için Dünya’nın bu yüzeyinden daire şeklinde parlak görülür. Bu görünümü dolunay durumudur.</p>
<p>* Son Dördün:<br />
Ay’ın Dolunay’dan sonra Yeni Ay evresine yaklaştığı aydınlık yüzeyinin yarısının ikinci kez Dünya’dan görülme evresidir.</p>
<p>Ay’ın üç türlü haraketi vardır.<br />
a) Kendi ekseni etrafındaki hareketi güneş günüyle 29,5 günde tamamlar) Yani Ay’ın kendi ekseni etrafındaki hareketi çok yavaştır.</p>
<p>b) Dünya etrafındaki hareketi (Bunu da aynı sürede yani 29.5 günde tamamlar)<br />
Bu nedenledir ki;<br />
* Dünya’dan bakıldığında Ay’ın hep aynı yüzü görülür.<br />
* Ay’da yaklaşık 15 gün gündüz, 15 gün gece yaşanır.<br />
Gece-gündüz süreleri arasmdaki farkm fazla olması ve atmosferinin olmaması günlük sıcaklık farkmm çok fazla olmasmda etkili olmuştur, Bu da Ay’da şiddetli mekanik çözülmelerin görülmesinde etkili olmuştur.</p>
<p>c) Dünya ile birlikte Güneş etrafındaki hareketi: Bunu da 365 gün 6 saatte tamamlar.</p>
<div id="crp_related">Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.gundemcafe.com/burcu-gunes-sihirbaz-2009/" rel="bookmark" class="crp_title">Burcu Güneş &quot;sihirbaz&quot; 2009</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/ikinci-gunes-tutulmasi-22-temmuz-2009/" rel="bookmark" class="crp_title">İkinci Güneş Tutulması 22 Temmuz 2009</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/2010-dunya-kupasi-tanitim-videosu-izle/" rel="bookmark" class="crp_title">2010 Dünya Kupası Tanıtım Videosu izle</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/2018-ve-2022-fifa-dunya-kupasinin-ev-sahipleri-belli-oldu/" rel="bookmark" class="crp_title">2018 ve 2022 FIFA Dünya Kupasının Ev Sahipleri Belli Oldu</a></li><li><a href="http://www.gundemcafe.com/flash-bellekli-gunes-gozlugu/" rel="bookmark" class="crp_title">Flash Bellek&#039;li Güneş Gözlüğü</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gundemcafe.com/ayin-halleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

